Beats of STEAM
- Elçin Kıyçak
- 4 Oca
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 12 Oca
Bilim, teknoloji ve sanat çoğu zaman her yerde ama farklı farklı yerlerde karşımıza çıkıyor.Ama biraz üstünde düşününce,aslında bu üç alanın birbirinden o kadar da uzak olmadığını fark ediyorsun.Bilim bize dünyayı nasıl anladığımızı öğretirken,sanat bu anlayışın yarattığı duyguları ifade etme yolu oluyor.Teknoloji ise bu ikisini birbirine bağlayan bir araç gibi.Günümüzde ortaya çıkan birçok sanat çalışmasının arkasında sadece yaratıcılık değil,ciddi bir bilgi birikimi ve düşünülmüş bir süreç var ve bu da sanatı daha etkileyici hale getiriyor.
Sanatta Bilginin Belli Belirsiz Ama Güçlü Etkisi
Bazı sanat eserlerine bakınca neden hoşumuza gittiğini ve ona bakmaya beden doyamadığımızı tam olarak anlatamayız ama bizi etkilediğini hissederiz.Bunun sebebi çoğu zaman eserin arkasındaki teknik bilgi oluyor.Renklerin nasıl bir araya getirildiği,kullanılan yüzeyin dokusu ya da bir çalışmanın dengesi aslında rastgele oluşmuyor.Günümüzde sanatçılar fiziksel özellikleri,malzemenin sınırlarını ve zamanla nasıl değişeceğini hesaba katarak üretim yapıyor.Bu insana şunu düşündürüyor:Sanat sadece “içinden geldiği gibi” yapılan bir şey değil. Elbette duygu var,sanat da zaten bunun için var ama bu duygunun doğru şekilde aktarılabilmesi için bilgiye de ihtiyaç var.Bu denge sanatı gerçekten etkileyici hale getiren en önemli unsur.
İnsan Algısını Çözmeye Çalışan Sanat
Sanatın merkezinde insan vardır.Bu yüzden insanların bir şeye bakarken neleri fark ettiği,neyin dikkatini çektiği ya da hangi detayları gözünü çevirdikten sonra bile unutamadığı sanatçılar için çok önemli.İnsan algısı üzerine yapılan araştırmalar,sanatçıların izleyiciyle daha bilinçli ve akılda kalıcı bir ilişki kurmasına yardımcı oluyor.Bazı çalışmaların seni içine çekmesi tesadüf değil.Bakışını nereye yönlendireceği,hangi detayda durmanı isteyeceği önceden düşünülmüş oluyor.Bu noktada da tabii ki bilimden yardım alınıyor.İzleyici bunu fark etmese bile,eserle arasında bir bağ kuruluyor.Bu,bilginin sanatla çok doğal bir şekilde birleştiği bir alan haline gelmiştir.
Teknolojinin Sanatçıyı da Değiştirmesi
Teknoloji sadece sanatın ortaya çıkış biçimini veya nasıl oluşturulduğunu değil,sanatçının düşünme sürecini de etkiliyor.Günümüzde bir fikrin nasıl görüneceğini ya da nasıl bir etki yaratacağını önceden görmek artık mümkün.Bu da sanatçının deneme yapmasını kolaylaştırıyor.Fikirler daha hızlı gelişiyor ve hatalar daha erken fark ediliyor.Bu durum sanatı daha sıradan hale getirmiyor.Aksine, sanatçının cesaretini artırıyor ve topluma sanatını daha emin adımlarla taşımasını sağlıyor.Çünkü “ya olmazsa” korkusu azalıyor ve kişi fikrini daha rahat geliştiriyor.Bu da sanatın daha özgün ve daha kesin hale gelmesini sağlıyor.
Bilimsel Meraktan Gelen İlham
Bazı sanat eserleri doğrudan bir bilimsel meraktan besleniyor.Doğadaki düzen,insan vücudunun yapısı ya da maddelerin davranışları sanatçılar için ilham kaynağı olabiliyor.Bu tür çalışmalar genelde tek bakışta anlaşılmıyor ama insanı düşünmeye itiyor.Sadece yapılmak için yapılan bir sanattansa böylesi insanlık için çok daha değerli.Çünkü sanat her zaman sadece izleyicide estetik zevk uyandırmak zorunda değil. Bazen sadece“bunu neden böyle yaptım?”sorusunu sordurması bile yeterli.Bilim de burada sanata derinlik katan bir temel oluşturuyor.
Geçmiş Sanat Eserlerine Yeni Gözle Tekrar İncelemek
Gün geçtikçe gelişen bilim ve teknoloji sayesinde geçmişte yapılmış sanat eserlerine bugün daha farklı bir gözle bakabiliyoruz.Bir eserin hangi aşamalardan geçtiği,zamanla nasıl değiştiği ya da sanatçının nasıl çalıştığı daha iyi anlaşılabiliyor.Bu da geçmişle bugün arasında daha güçlü bir bağ kurulmasını sağlıyor. Bu insanlar için oldukça yararlı bir durum.Çünkü sanat sadece bugüne ait değil,belki de bu yüzden sanat eserleri sanatçıyı ölümsüz kılmaktadır.Geçmişte yapılan işler de bugün hala bize bir şey anlatabiliyor ve bilim bu anlatımı daha net hale getiriyor.
Sanatçının Değişen Rolü
Günümüzde sanatçı olmak sadece yetenekli olmak anlamına gelmiyor.Aynı zamanda araştırmak,öğrenmek ve sorgulamak da gerekiyor.Bilim ve teknolojiyle ilgilenen sanatçılar ne yaptıklarını daha bilinçli ve ona göre davranarak yapıyor.Bu da ortaya çıkan işlerin daha anlamlı olmasını sağlıyor. Bir esere baktığında “yapılmak için yapılmış” hissini alıyorsan o eser amacına ulaşmıştır.
Bilim ve teknoloji sanatı soğuk ya da mekanik hâle getirmiyor. Tam tersine ona yeni yollar açıyor,onu derinleştiriyor.Sanat da bilimi daha anlaşılır ve daha insani bir yere taşıyor.Bu yüzden bu üç alan bir araya geldiğinde ortaya çıkan işler her zaman daha etkileyici geliyor.Günümüzde bile bu kadar çok detayı farkederken,gelecekte sanatla karşılaştığımızda arkasında ne kadar çok bilgi ve emek olduğunu daha fazla fark edeceğiz.
Kaynakça
Yazan: Elçin Kıyçak




Yorumlar